Turizmde çeşitliliğin öneminin her geçen gün arttığı Antalya’da bu amaca hizmet verecek yepyeni bir tesis
Denizim Park…
Deniz Balıkçılık olarak 30 yılı aşkın bir süredir gıda ve restaurant işletmeciliğinde kendini kanıtlamış bir kurumun başında olan Hasan Tıkır ve ortağı Turan Toraman, kendi alanlarında dev bir adım attılar. Denizim Park adını verdikleri yeni projede ailenin tüm üyeleriyle birlikte geceli gündüzlü bir çalışmanın içine girdiler. Genel koordinatörlüğünü Hakan Bayraktar’ın yürüttüğü yatırımın hikayesini Tıkır Restaurant Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Tıkır’ın kendi cümleleriyle aktarıyoruz.
Öncelikle 30 yıl öncesine giderek, Deniz Balıkçılığın nasıl başladığını öğrenebilir miyiz?
1980 yılında Kaş’tan Antalya merkeze gelerek yerleştikten sonra 1982 yılında Halk Pazarında balık satışı ile başladı. O günlerde Antalyalıların yemek kültüründe balığın pek yeri yoktu. Balığı tanıtmak ve sevdirmek için bedava balık verdiğimiz günler bile oldu. Balığa ilginin artması Antalya’da turizmin gelişimiyle oldu. Balığa talebin artması ile balık tezgahından balıkçı dükkanına geçiş yaptık ve 1990 yılında ise Deniz Balıkçılık adını aldık.
Restaurant işletmeciliği nasıl gündeme geldi?
Taze balık alım satımının yanı sıra otellere toptan balık satışı yaparak faaliyetlerimizi sürdürürken 1996 yılında faaliyet alanımıza restoran işletmeciliğini de dahil etmeye karar verdik. Doğu Garajında Deniz Balık Evi’ni açtık. Deniz Balık Evi 2006 yılında halk pazarı yıkılana kadar faaliyetini sürdürdü.
Bu süre içerisinde Meltem’de balık pazarının kurulmasına da öncülük ettik. Orada böyle bir proje geliştirildiğinde ilk balıkçıyı da yine Denizi Balık Evi olarak biz açtık ve 2003 yılına kadar burada hizmet verdik. 2004 yılında ise Beach Park’ta Turan Toraman ile birlikte Deniz Balık Evi’ni açtık.
Konyaaltı Beach Park’taki Deniz Balık Evi faaliyetine devam edecek mi?
Onun yeri ayrı tabii. Deniz Balık Evi Beach Park’ta halen hizmete devam ediyor…
Gelelim Denizim Park’a; Bu fikir nasıl gelişti? Çıkış noktası neydi?
Yaklaşık 7-8 yıldır Turan Toraman ile birlikte farklı bir mekan yaratmak için yer arayışımız vardı. Şu anda bunduğumuz Alanı keşfedene kadar pek çok yere baktık ama burası her bakımdan bizim hayalimizdeki projeyi gerçekleştirmemize uygun bir yerdi. Orman Bölge Müdürlüğü’nün ihalesine katıldık ve 50 dönümlük bu araziyi 49 yıllığına kiraladık ve kolları sıvadık.
Konsept araziye ve konumuna göre mi projelendirildi, yoksa konsepte göre yer mi belirlendi?
Aklımızdaki konsept buydu. Yani doğayla iç içe herkese hitap edebilecek, her kesimden insanın keyif alabileceği bir mekan. Bu düşüncelerimizi turizmci ve yeme içme sektöründeki dostlarımızla paylaştık ve onlara araziyi gösterdik. Herkesten çok olumlu cevaplar aldık. Bu bizi daha da heyecanlandırdı. Proje için fikir edinmek adına Türkiye genelinde birçok ili gezerek benzer mekanları inceledik. Yurt dışındaki benzer projeler hakkında dostlarımızdan fikir aldık.
Proje aşaması ne kadar sürdü ve proje hazırlanırken nelere dikkat ettiniz?
Proje çalışmaları yaklaşık 6 ay sürdü. Yapımı da yine 6 ay kadar sürdü. İnşaat aşamasında bizim için en önemli noktalardan biri doğayı mümkün olduğunca korumaktı. Yapı malzemesi olarak doğaya uyumlu olduğu için ahşap kullanmayı seçtik. 25 dönüm üzerine kurulu mekan için toplam bin metreküp kereste kullanıldı. Statik projeyi Hüseyin Yaşar hazırladı. Mimari projeyi ise Hüseyin Pınarbaşı hazırladı.
Denizim Park’ın 25 dönümlük birinci etabı açıldı. İkinci etapta neler olacak ve ne zaman hayata geçirmeyi planlıyorsunuz?
Bir yıl içinde ikinci etapla ilgili çalışmalara başlayacağız ancak projeyi şimdi açıklamayalım, sürpriz olsun.